ALKIŞLAR CEMİL TUGAY'A
Siyasette bazen öyle kararlar vardır ki onları yalnızca 'parti değiştirmek' diye okumak büyük haksızlık olur
Çünkü bazı kararlar makam için değil, memleket için alınır.
Bazı kararlar insanın önüne yeni kapılar açarken, arkasında büyük bedeller bırakır.
İşte bugün Cemil Tugay’ın attığı adıma ben tam da böyle bakıyorum.
Alkışlar Cemil Tugay’a..
Çünkü bu kararın kolay verilmiş bir karar olduğunu düşünmüyorum.
Yıllardır içinde bulunduğunuz siyasi çevreyi, birlikte yol yürüdüğünüz insanları, alışkanlıklarınızı ve hatta zaman zaman en yakınınızdaki insanların düşüncelerini karşınıza alma ihtimalini göze alıyorsanız, orada sadece siyasi bir tercih yoktur.
Orada bir irade vardır.
Orada bir özveri vardır.
Her şeyden önemlisi, eğer bütün bunları yaşadığınız şehre daha fazla hizmet edebilmek adına göze alıyorsanız, orada İzmir vardır.
Cemil Tugay’ın bundan sonra türlü eleştirilere, ağır ithamlara, siyasi saldırılara ve itibarını hedef alan söylemlere maruz kalacağını tahmin etmek zor değil.
Belki en ağır sözleri bir zamanlar aynı yolda yürüdüğü insanlardan duyacak.
Belki aldığı karar nedeniyle dost bildikleriyle karşı karşıya gelecek.
Belki ailesinin içinde dahi bu kararın sancıları yaşanacak.
Ama siyaset biraz da budur.
Bazen doğru bildiğiniz yolda yürümek için yalnız kalmayı göze alırsınız.
ÖNCE İZMİR, ÖNCE İZMİRLİ
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Türk siyasetinde hafızalara kazınmış çok önemli bir sözü vardır:
“Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben.”
Ben Cemil Tugay’ın attığı adıma da İzmir açısından bu pencereden bakıyorum:
Önce İzmir ve İzmirli.. Sonra parti ve siyaset..
Çünkü belediye başkanlığı yalnızca bir siyasi partinin belediye başkanlığı değildir.
Sandıktan çıktıktan sonra o koltukta oturan kişi, kendisine oy verenin de vermeyenin de belediye başkanıdır.
İzmir'in 30 ilçesiyle, milyonlarca insanıyla sorumluluğunu omuzlarında taşır.
Dolayısıyla mesele İzmir'e hizmet olduğunda siyasi rozetlerin, kişisel hesapların ve parti kavgalarının şehrin geleceğinin önüne geçmemesi gerekir.
Eğer bir belediye başkanı, “Ben İzmir'e daha fazla hizmet etmek istiyorum” diyerek siyasi geleceğini, çevresinden gelecek tepkileri ve ödeyebileceği bedelleri göze alıyorsa, bunun hakkını teslim etmek gerekir.
İZMİR'İN KAVGAYA DEĞİL, HİZMETE İHTİYACI VAR
İzmir'in artık bitmek bilmeyen siyasi tartışmalara değil, çözüme ihtiyacı var.
Ulaşımdan altyapıya, kentsel dönüşümden trafiğe, esnafın sorunlarından şehrin ekonomik geleceğine kadar önümüzde çözüm bekleyen onlarca mesele bulunuyor.
Bunların hiçbirisinin siyasi kavga ile çözülemeyeceği ortada.
Ankara ile İzmir'in kavga etmesinden İzmirli kazanmaz.
Merkezi yönetim ile yerel yönetimin birbirine sırtını dönmesinden İzmir kazanmaz.
Tam tersine; Ankara'nın gücüyle İzmir'in yerel iradesi aynı hedefte buluşabiliyorsa bundan kazançlı çıkacak olan İzmir'dir, İzmirli'dir.
Bu nedenle bugün geçmiş siyasi hesapların değil, yarının İzmir'inin konuşulması gerektiğine inanıyorum.
BAZEN SİYASETTE EN BÜYÜK CESARET, YENİ BİR YOL SEÇEBİLMEKTİR
Cemil Tugay bundan sonra çok eleştirilecektir.
“Dün ne diyordu, bugün ne yapıyor?” diyenler olacaktır.
Siyasi geçmişi önüne getirilecektir.
Fakat ben başka bir soru soruyorum:
Eğer sonuçta İzmir kazanacaksa?
Eğer bu şehir daha fazla yatırım alacaksa..
Eğer İzmir'in yıllardır bekleyen meseleleri daha hızlı çözülecekse..
Eğer merkezi yönetimle yerel yönetim arasında daha güçlü bir iş birliği kurulacaksa..
O zaman neden olmasın?
Siyasetin amacı insanlara hizmet etmek değil midir?
Partiler bunun için birer araç değil midir?
O halde söz konusu İzmir olduğunda önce İzmir diyebilmek gerekir.
Bu yüzden bugün Cemil Tugay'a söylenecek söz bence çok açık:
Alkışlar Cemil Başkan.
Aldığınız kararın siyasi sonuçlarını zaman gösterecek.
Fakat İzmir için çıktığınız bu yeni yolda temennimiz bellidir:
Kazanan siz olmayın.
Kazanan biz olmayalım.
Kazanan herhangi bir siyasi parti de olmasın.
Kazanan İzmir olsun.
Kazanan İzmirli olsun.
Sayın Devlet Bahçeli'nin o güçlü sözünden ilhamla ben de İzmir için cümlemi şöyle kuruyorum:
Önce İzmir ve İzmirli..
Sonra partimiz ve biz.
Çünkü bizim sevdamız bir partiyle başlamadı.
İzmir'le başladı.
İzmir'le devam edecek.
Alkışlar Cemil Tugay'a.. Eğer mesele İzmir ise, gerisi teferruattır.
Serkan GÜRKAŞ