Özel'den AK Parti'ye 'bankamatik personel' göndermesi!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, son dönemde belediyelere dönük işlemlerin hukuki değil siyasi saiklerle yürütüldüğü görüşünü dile getirdi. Bornova'daki süreci örnek gösteren CHP lideri, basit bir ifadeye çağırma işleminin gözaltı ve tutuklama talebine dönüştürüldüğünü söyledi.

Bu eleştirisini daha da sertleştiren Özel, “Eğer Türkiye'de bankamatik personel çalıştırmak yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa Adalet ve Kalkınma Partisi'nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanını bir elin parmaklarını geçmez bulsunlar.” dedi.  Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Sayın Erdoğan doğrudan sandığa saldıran, sandığın sonuçlarını kabul etmeyen ve adeta yerel seçimde kullanılan oyları hor gören, hiçe sayan bir tutum içinde ve bunun bir tek sebebi var.

O da başta çok eleştirdiğimiz siz bir kişiyi 5 yıllığına seçiyorsunuz, gerisine karışmıyorsunuz. Siz seçiyorsunuz, sonra kenara çekiliyorsunuz. Demokratik bir yönetim, hukuka uygun bir yönetim talebiniz de olamaz. Buna itirazlarınız da varsa bunu ancak bir seçim sandığına kavuşursanız kullanacağınız oy ile belli edersiniz yaklaşımı var ve seçim sandığının verdiği mesajı almayan, onunla inatlaşan, onunla kavga eden bu yönetim anlayışına karşı bizim çok yönlü sandık talebimiz var. En başta erken seçim talep ediyoruz.

MERSİN YENİŞEHİR OPERASYONUNA İLK TEPKİ

Mersin Yenişehir Belediye Başkanımızla konuştuk. Yenişehir Belediyesi'nde birtakım, ihbarlar üzerine, duyumlar üzerine bazı aramaların yapıldığını kendilerinin de konu hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını, belediye başkanıyla ilgili ya da, siyasilerle ilgili şu an itibariyle herhangi bir işte gözaltı ya da soru, soruşturma, odalarında arama gibi bir durumun olmadığını bana ifade etti. Dikkatle takip ediyoruz ama şu kadarını söyleyeyim. Yani Türkiye'nin dört bir yanında Cumhuriyet başsavcılarına ya da doğrudan bazı savcılara Ankara'dan ya hiç mi ihbar yok? Soruşturma dediğin basit şüpheyle başlar. Hatta ilk göreve geldiği gün Adalet Bakanı bir gaf yapmıştı. Kuvvetli şüpheyle başlar demişti. Soruşturmanın basit şüpheyle başladığı kuvvetli şüpheyle de kovuşturma evresine geçirilebildiği konusu kendisine hatırlatılmıştı. O,, travmatik bir düzen içinde zihin işlediğinden ötürü her telefona soruşturma basit şüpheyle başlar.
Hiç mi ihbar yok? Hiç mi söylenti yok? Sosyal medyada da mı bir şey yok diyerek Cumhuriyet başsavcılarına bir takım operasyonlar telkin edilmekte veya bir takım soruşturmaların yapılması noktasında baskılar yapıldığı kulağımıza geliyordu. Bunların hangisi bu tip bir noktadan hareketle yapılmıştır, hangisi işte, Cumhuriyet başsavcılıklarına gelen ve değerlendirilmesi hukuken de gerekli ihbarlar neticesinde yapılmaktadır. Onu zaman içinde iddialar ortaya çıktığında, iddianameler oluşacaksa iddianamelere dönüştüğünde göreceğiz ama şu anda öyle bir noktadayız ki Akın Gürlek 2 kere 2 4 dese bunu asla ve asla doğru olmadığını düşünen toplumda bir yüzde 75'lik kesim var. Bugüne kadar yaptıkları her şey onları bu noktaya getirdi. Türkiye'nin herhangi bir yerinde gerçekten hukukun gerektirdiği bir soruşturma açılacak olsa ben arkadaşlara şunu söylüyorum: Yoktur ama olmaz ama asla kabul etmem ama içimizde gerçekten bir hırsız varsa herhalde kendini en güvende hisseden kişi odur. Çünkü o kadar haksız işler yapıyorlar ki artık bundan sonra yaptıkları her işte ciddi bir şüphe vardır.
Akın Gürlek'in bizzati varlığı hukuka güven ve yargı bağımsızlığı noktasında bir, , taşınamaz yük haline dönüşmüştür. O yüzden de, Türkiye'nin herhangi bir yerinde yapılan herhangi bir operasyona kimsenin bir hukuki operasyon diyecek durumu yoktur.

ÖMER EŞKİ'NİN GÖZALTI SÜRECİNE DEĞİNDİ

Zaten dün Bornova belediye başkanımızın muhatap olduğu süreci biliyorsunuz. Kendisi telefonla görüşüne başvurulmak üzere, bilgisine başvurulmak üzere davet ediliyor. Ardından bunun bir gözaltı sürecine dönüşmesi telkin ediliyor. Kendisi gözaltına alındığını öğreniyor. Sonra ifadelerini veriyor.

O basit ve kendisiyle ilgili olmayan hususta, doğrudan kendisini sorumlu olmayan hususta ve kalkıp eve gideceğini düşündüğü sırada tutuklama talebiyle sevk ediliyor hakime.

Allah'tan hakim bakıyor ve ne kendisi ne diğer arkadaşları için tutuklama gibi bir tedbire ihtiyaç duymuyor.

Dünkü konu gibi yani kendisinin haberdar olduğunda soruşturma açtığı ve kamu zararını kendi cebinden karşıladığı ve bunu bir özeleştirel şekilde kamuoyuyla paylaşan kişiye tutuklama talep ediyor.

'BANKAMATİK PERSONEL' ÇIKIŞI 

Bir personelin o kamuoyunda işte işe gitmeden maaş alan bankamatik personel gibi bir personelin birkaç aylık maaşından ilgili bir durum. Şu kadarını söyleyeyim. Eğer Türkiye'de bankamatik personel çalıştırmak yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa Adalet ve Kalkınma Partisi'nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanını bir elin parmaklarını geçmez bulsunlar. Bu kadar net söylüyorum."

özgür özel chp ömer ekşi