"Sağlıklı Körfez" için bilimsel seferberlik

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 'Sağlıklı Körfez' hedefiyle Tarihi Havagazı Fabrikası'nda düzenlediği uluslararası konferans başladı. Zararlı alg patlamalarından kirliliğe kadar pek çok kritik başlık iki güne yayılan oturumlarda uluslararası uzmanlarla ele alınacak. Hedef, İzmir Körfezi için kalıcı ve bilim temelli çözümler üretmek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle düzenlenen ve 28 Mart’a kadar sürecek “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlıklı uluslararası konferans, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı. “Zararlı Alg Patlamaları: Küresel Deneyimler ve İzmir Körfezi için Yenilikçi Çözüm Önerileri” temasıyla gerçekleştirilen konferansın açılışına; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler ile akademisyenler ve bürokratlar katıldı.

Yıldır’dan doğayla ilişkide özeleştiri ve sürdürülebilirlik vurgusu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, körfezde kirliliğin 1950’lerden bu yana giderek arttığını, 1980’lerde ise “ölü deniz” olarak anılacak seviyelere ulaştığını belirterek, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin bencil bir temele dayandığını söyledi. Doğanın sunduğu imkânlardan sınırsızca yararlanılırken yükümlülüklerden kaçınıldığını ifade eden Yıldır, modern insanın da bu anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Bugün gelinen noktada bu yaklaşımın sonuçlarıyla karşı karşıya kalındığını dile getiren Yıldır, “Bulduğumuz çözümler ya da ihmal ettiğimiz ayrıntılar zamanla daha büyük sorunlara dönüşebiliyor. Daha fazla üretmek ve kazanmak isterken zararın en derin noktasına indik. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışıyla hareket etmeli, her şeyi bütüncül bir yaklaşımla ele alarak hiçbir ayrıntıyı göz ardı etmemeliyiz” dedi.

Altyapı hamlesiyle Körfez’de dönüşüm

İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, göreve geldiklerinde körfezde ağır bir tabloyla karşılaştıklarını ve bu doğrultuda altyapı yatırımlarını önceliklendirerek hızla harekete geçtiklerini belirtti. Alg patlamaları ve son yıllarda artan sıcaklıkların etkisiyle durumun daha da ağırlaştığını ifade eden Erdoğan, İzmir Körfezi’ne ulaşan 34 dere ve 55 yan kolun tamamında temizlik çalışmalarının sürdüğünü, yaklaşık 110 bin ton malzeme çıkarıldığını söyledi. Erdoğan, Meles Deresi’nde kapsamlı bir çalışma başlatacaklarını da aktardı. Atık su arıtma tesislerinin güçlendirilmesi kapsamında 3 büyük tesisin hizmete alındığını ve kentin arıtma kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını belirten Erdoğan, metropolün yüzde 96’sına hizmet veren Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde yapılan revizyon çalışmaları ve tesisin dördüncü fazının açılması sayesinde çevre izin belgesinin 7 yıl sonra geçen hafta itibariyle yeniden alındığını vurgulayarak, “Tesisin doğru şekilde çalıştığını, anlık bir şekilde kontrol edildiğini bakanlık tarafından tescil eden bir belge. Yüzde 50'ye kadar da enerji teşviki almasını sağlayan bir belge. 7 yıl sonra geriye almış olduk. Bunun bir tartışmayı ortadan kaldırdığını düşünüyorum” dedi. Kent genelinde yağmur suyu ayrıştırma hatlarının hızla artırıldığını, tüm zamanlarda yapılanların yüzde 25’i kadar çalışmanın bugün itibariyle bitirildiğini aktaran Erdoğan, aynı zamanda körfezde yürütülen tarama çalışmalarıyla 1 milyon 200 bin ton çamurun çıkarıldığını belirtti. Erdoğan, Bostanlı ve Mavişehir hattında yapılan çalışmalarla 50-60 santimetreye kadar düşen derinliğin 3-4 metreye çıkarıldığını ve biriken kirliliğin önemli ölçüde temizlendiğini ifade etti.

Büyükşehir çalışıyor

İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İzmir Körfezi’nin sınırlı su sirkülasyonu nedeniyle hassas bir ekolojik dengeye sahip olduğunu belirterek, artan kentleşme ve sanayileşmenin kirlilik sorununu derinleştirdiğini söyledi. Gediz Nehri ve diğer 33 derenin sürekli besin tuzu ve sediment taşıdığını, bunun da makroalg ve deniz marullarının yoğunlaşmasına ve yaz aylarında mikro alg patlamalarına yol açtığını vurguladı. Güler, bu nedenle körfezin temizlenmesi için havza planının hazırlanmasının ve bilimsel veriye dayalı bütüncül önlemlerin gerekli olduğunu ifade etti. Körfez’i 28 optik ve termal kamera ile izlemek ve kirletenleri tespit etmek için ciddi bir çalışma yürüttüklerini aktaran Güler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin son iki yılda körfezin korunması ve iyileştirilmesi için atık su arıtma altyapısı, dere temizlikleri, dip tarama ve su sirkülasyonunu artırıcı projeler yürüttüğünü belirtti. Modifiye kil uygulaması gibi acil eylem planlarıyla körfezin kendi kendini yenileme kapasitesinin güçlendirildiğini söyleyen Güler, İzmir Körfezi’nin yalnızca bir su kütlesi olmadığını; tarih, kimlik ve gelecek açısından kentin önemli bir unsuru olduğunu, korunmasının sadece çevre değil, kent yaşamı, ekonomi ve kültürel miras açısından da kritik olduğunu vurguladı.

“Merkezi idare de görev üstlenmeli”

Bilimi, yerel yönetimleri ve ulusal ile uluslararası deneyimi bir araya getirerek İzmir Körfezi’nin geleceği için ortak çözümler geliştirmek amacıyla düzenledikleri çalıştaylara dikkat çeken Güler, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Sağlıklı bir körfez uzun vadeli bir süreçtir ve yalnızca yerel yönetimlerin sorumluluğunda değerlendirilemez. Merkezi yönetimin sorumluluğu büyüktür. Türkiye’de tüm körfezler benzer sorunlarla karşı karşıyadır ve bunun sorumlusu merkezi yönetimin uyguladığı politikalardır. İzmir Körfezi, devletin tasarrufu ve yönetimi altında olan hazineye ait bir kamu arazisidir. Yeni düzenlemeler ancak bakanlıklardan alınan izin doğrultusunda yapılabilir. Ancak ‘benim sorunum değil’ demeyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, sorunu kendi sınırlarını aşan boyutlarıyla ele alarak çözüm için çalışmalarını sürdürmekte ve bu sürece aktif olarak katılmaktadır.”

i̇zmir büyükşehir belediyesi sağlıklı körfez i̇zsu